Nuran Akkaya’nın “Ermeniler” adlı Fotoğraf Kitabı yayında…

Nuran Akkaya’nın yaklaşık altı yıldır üzerinde çalıştığı belgesel fotograf çalışması Alef Yayınları’ndan yayınlandı.

Anadolu coğrafyasındavarlığını sürdürmekte olan Ermeni toplumunu konu alan kitapta, Ermeni toplumunun her kesiminden portreler ile İstanbul ve Anadolu’nun kadim coğrafyasından, Van’daki Ahtamar kilisesinden Hatay’daki tek Ermeni köyü olan Vakıflıköy’e, Kars’tan Kayseri’ye onlara dair izler yer alıyor.

Haluk Çobanoğlu’nun proje koordinatörlüğü ve editörlüğünde ilerleyen proje; Nuran Akkaya ve Haluk Çobanoğlu’nun, bir arada yaşayageldiğimiz bu memleketteki Ermenilerin ve onların mekanlarının ruhlarını ve duygularını anlama ve paylaşma isteğinden yola çıktı.

Tamamen kollektif bir üretim süreci ile hazırlanan kitabın tasarımı Açık Ofis’ten Dilek Türkmen ve Deniz Çorbacıoğlu tarafından gerçekleştirildi.

Kitapta Nuran Akkaya fotoğraflarına, Ermeni toplumu hakkındaki araştırmaları ile bilinen Arsen Yarman’ın“19. Yy.’dan Bugüne Fotografın Dilliyle”başlıklı bir yazısı ile yazar, çevirmen ve editör Tanıl Bora’nın 1980’lerin ilk yarısında Ankara’dan göç etmek zorunda kalmış, sıkı bir Gençlerbirliği taraftarı,Rafael Demirci’yi ya da camianın bildiği adıyla Rafet veya Rıfat’ı anlatan “Bir Ermeni Tanımak”başlıklıyazıları eşlik ediyor.

Kitabın sonsöz yazısı ise Haluk Çobanoğlu’na ait. Çobanoğlu yazısında bir bakıma projenin kısa bir hikayesini aktarıyor.

Ermenice, Türkçe, İngilizce ve Fransızca olarak dört dil bir arada hazırlanan kitap hem bu topraklarda yaşayan bizlere hem de bu topraklardan uzakta ama burayı anlamaya çalışanlar için de ulaşılabilir olmayı amaçlıyor.

 

Ahtamar_2010_IMG_3395-Edit

“Nuran Akkaya’nın çektiği fotoğraflar Türkiye’de Ermeni gerçekliğini çok farklı boyutlarda gözler önüne sermektedir. Günümüzde bu kadar dağılmış bir şekildevarlığını sürdüren Ermenileri gördükçe hem şaşırmakta hem de üzüntü duymaktayım. Ermeni tarihinin ve kültürünün en değerli parçaları arasında yer alan ve Ermeni kimliğinin korunmasının, sonraki kuşaklara aktarılmasının en güçlü aracı olan bu fotoğraflar tarihi bir rol oynamaktadır. Kültürel zenginliklerimizi yeni teknolojik imkânları değerlendirerek yeniden üretmelive geleceğetaşıyacak materyalleri oluşturmalıyız. Tarihi ve kültürel varlıkların yok olması günümüzde hız kazanmıştır ve yıllar içerisinde kültürel yok oluşun boyutları genişlemektedir.

Nuran Akkaya’nın fotoğrafları bu yok oluşun yanı sıra bu topraklardaki kadim varlığımızın da bir göstergesi gibidir. Elimizdeki çalışma, hem geçmişlebağ kurmamızı hem de bugünkü kültürel durumun farkına varmamızı sağlamaktadır.”

Arsen Yarman

20_Ahtamar_2010_IMG_3246-Edit

 

“Türkiye’nin Ermenilerinden her biri (sayıları çok fazla değil, biliyorsunuz), ayrı bir hikâyedir kuşkusuz. Her bir insan gibi. Fakat onların her birinin gözlerinde, aynı ortak hikâyenin izlerini de görebilirsiniz. O gözler, bir ukdeye aynadır.”

 Tanıl Bora

  Hrant_Dink_Ocak_2012_IMG_6795-Edit

“Nuran Akkaya’nın Ermenilerle memleketin diğer insanları arasındaki tül perdeyi aralamak için verdiği bunca emeğin ve sabırla çalışmasınınşahidiyim. Nuran, yoğun bir iş yaşamından geriye kalan kısıtlı zamanını, ailesinin payına düşen zamandan dahi aşırarak, bu proje için çalıştı. Ermeniler fotograf belgeselinin çekimleri esnasında kimi zaman engellerle karşılaşıp, hayal kırıklıkları yaşasa da, neşesini ve inancını yitirmeden ve en önemlisi yaptığıfedekarlıklardan hiç mi hiç sözetmeden projeyi büyük bir azimle tamamlamayı başardı.

Uzun sürelere yayılan belgesel fotografçalışmalarının müellifleri olan fotoğrafçılar, fotoğraf projelerinin hiçbirnihayete eremeyeceğini, hep bir yanının eksik kaldığını ve istedikleri kadar mükemmel olmadığınıdüşünürler. Bu kısmen doğru olabilir.

Fakat meseleye bu açıdan baktığımda; hemen fotoğraf tarihinin büyük ustası Robert Frank ile Beatkuşağının unutulmaz
yazarı JackKerouac’ın, aynı konuya dair dertleşmelerini ve bu tür işlerde “ruhun ve duyguların; zenaatin, sanatın önünde olmasına” dem vurmalarını hatırlarım.

Bu konuda onlarla aynı fikirdeyim. Nuran da projesi süresince aynı istikamette gayret gösterdi; öncelikle fotoğrafladığı insanların ve mekanların ruhunu, duygularını bizlerle paylaşmak istedi.

Bu belgesel projede yer alan fotoğrafların hepsi, bu topraklarda yaşayan herkesin, her vakit dediği gibi “bizim memlekette” çekildi. Benim yazıma eşlik eden bir tanesi hariç! O fotoğraf Fransa’dan, Paris’ten bir fotoğraf. Nuran, o fotoğrafı, bir Fransa seyahati sırasında çekmişti. Yıllar önce Anadolu’dan göçedenyaşlı bir çifti gösteren bu fotoğrafı ilk gördüğümde projemizin ana fikri kafamda belirmişti. Geçmişten günümüze kadim bir halk olan Ermenilerin izlerini, bugünkü varoluşlarını ve geleceğe dair umutlarını taşıyan; bir iş, bir yol haritası vardı artık elimizde. O fotoğrafta yer alan iki yaşlı insanın yüzlerindeki ifade, konuşulamayanlar, anlatılamayanlar, geride bırakılanlar… Tek başına bile bu kuvvetli fotoğraf “techir ile soykırım” tartışmalarının arasına sıkışıpkalmış; yitip giden insana dikkatimizi çekiyordu. Biz de bu belgesel fotoğraf projesinde, merkeze onları koymaya gayret ettik: Ermenileri, insanları…”

Haluk Çobanoğlu

 

Nuran_portre_IMG_8967Nuran Akkaya, 1972 İstanbul’dadoğdu. 1984 Fotoğrafa merak saldı. Abilerinin satın aldığıÇekoslavak malı agrandizör ile karanlık odayı keşfetti. Lise yıllarında, fotoğrafları karma sergilerde yer aldı. 1992 Marmara Üniversitesi, Biomedikal cihaz teknolojisi bölümünden mezun oldu. 2006 ve2008 yıllarında, Haluk Çobanoğlu ile “Belgesel Fotoğraf” Atölyesine katıldı. Evli ve bir çocuk babası olup, halen Fransız menşeli medikal bir firmada Teknik Servis Müdürü olarak çalışmakta.

Ermeniler

Nuran Akkaya

FotoĞraf

Mayıs 2015 | 160sayfa | 23 x 31 cm

Dil: Türkçe, Ermenice, İngilizce, Fransızca

 

Yorumlar